egik1.gif (5830 bytes)

Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi İstanbul'undan
ilginç enstantaneler

suahmet.jpg (11909 bytes)


İstanbul Suriçi Semtleri

AKSARAY
AYASOFYA-NURUOSMANİYE
BAHÇEKAPI-GÜLHANE
BEYAZID-LALELİ
EMİNÖNÜ
FATİH-SÜLEYMANİYE
SİRKECİ-SARAYBURNU
SULTANAHMET
TOPKAPI-SURLAR


Surdışı Rumeli Semtleri

BEBEK-ARNAVUTKÖY
BEŞİKTAŞ-ÇIRAĞAN
BEYOĞLU-GALATASARAY
DOLMABAHÇE
KARAKÖY
RUMELİHİSARI-TARABYA
ŞİŞLİ-MAÇKA-ORTAKÖY
TAKSİM-HARBİYE-TEPEBAŞI

TOPHANE-TÜNEL-ŞİŞLİ


Anadolu Semtleri

BOĞAZİÇİ-ADALAR
HAYDARPAŞA-K.AHMET
KADIKÖY
MODA-FENERBAHÇE-BEYKOZ
ÜSKÜDAR-SALACAK


Galata Köprüsü-Haliç

GALATA KÖPRÜSÜ
HALİÇ-UNKAPANI


Gravürlerde İstanbul

BOĞAZİÇİ
SURİÇİ SEMTLERİ
HALİÇ-SURDIŞI SEMTLERİ


Eski Kağıthane Semti

SADABAT
SARAYLAR-KASRLAR
MEKTEP GEZİLERİ
KAĞITHANE DERESİ


Sebiller ve Çeşmeler

SURİÇİ ÇEŞMELERİ
ANADOLU ÇEŞMELERİ
ÜNLÜ SEBİLLER

 

ESKİ İSTANBUL NOSTALJİSİ

SİTE GÜNCELLEME ÖNSÖZÜ 

Uzun bir aradan sonra nihayet zaman ayırıp siteyi güncelleme imkanı bulabildik. Amatör duygularla hazırlanan sitelerde sistematik güncellenmenin önündeki en büyük engel, gerekli zamanı bulup bu işe ayırabilmek.
Geçen süre içinde bir kısmı dostlar tarafından gönderilen, geri kalanlar ise yine netteki değişik kaynaklardan derlenmiş yüzlerce resim birikmişti. Önceki site prototipinde Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi diye ikiye ayırdığımız resimlere kısa veya uzun, ama mutlaka ek bir açıklama ekleyerek diğer Eski-İstanbul çalışmalarından ayrı bir profil oluşturmaya çalışmıştık. Nitekim ziyaretçi sayımız, bu profilin tuttuğunu bize ispatlamaktaydı. Yeni güncellemede ise tamamen değişik ve henüz birebir benzeri olmayan yeni bir profil oluşturmayı denedik. 
Elimizdeki tüm resimlerden kartpostal ebadı ve daha büyük olanları ayırdıktan sonra, tarihlerini dikkate almaksızın semtlere göre ayırdık. Böylece o semtte (hatta bazen aynı açıdan çekilen fotoğraflar eşliğinde) yaşanan değişimin belirgin şekilde izlenebilmesini amaçladık. Gerçi henüz her semt için yeterli sayıda (ve ebatta) resim bulamadıysak da, zaman içindeki güncellemelerle bu açığın belli oranda kapatılabileceğini ummaktayız. 

Her ne kadar sitemiz herkesin ziyaretine açıksa da, sunulan belgelerden tam anlamıyla yararlanacak ziyaretçilerin şu iki gruptan birine dahil olacağına eminim: 
A- Burada doğan veya çocukluğu veya gençliği burada geçen 50 yaş üzeri eski İstanbullular... Sunulan resimlerden bazıları, çekildikleri dönemin teknik imkanları sebebiyle flu veya yıpranmış olsa da, bu eski İstanbullulara  vereceği nostaljik tadın değeri paha biçilmez olacaktır.
B- Bir zamanlar bizzat içinde bulunduğum sinema camiasında halen mesleğini icra etmekte olan başta sanat yönetmeni ve dekoratör olmak üzere, tarihi film yapımına ilgi duyan kişilerin (elbette yönetmen ve senaristlerin de) bu sitedeki resimlerde pek çok esin kaynağı bulacağına eminim.

ZİYARETÇİLERE ÖZEL NOT

Daha önce de belirtildiği gibi, Eski İstanbul ile ilgili eldeki görsel malzemeler belli sayıda olmakla birlikte, bu tür materyallere yer veren çok sayıda site bulunmaktadır. Dolayısıyla bu sitelerin hemen tamamı, aynı  veya benzer malzemeleri paylaşmak durumundadır. Görsel malzemelerin hepsi değişik kaynaklardan derlenen bu sitedeki belgelerin yayınlanma gayesi kültürel sunum amaçlıdır.  Eski İstanbul resimleri, Eski İstanbul Fotoğrafları veya Eski İstanbul Gravürleri gibi değişik başlıklar altında sunulan materyallerin hiç birinin çözünürlüğü profesyonel kullanıma uygun değildir. Bu sebeple, eğer ticari bir amaçla kullanım düşünülüyorsa, belgelerin asıl menşeinin bizzat araştırılması zorunludur. 

NOSTALJİK DUYGU AÇMAZI (ÖZEL EK)

Bu ve benzer sitelerdeki sunulan eski fotoğrafların, ziyaretçileri o dönemlere öykündürmeyi değil, sadece nostaljik bir eski İstanbul atmosferi oluşturmayı amaçladığına inanıyorum.
Özel ilgim sebebiyle, görsel anlamda eski İstanbul materyali sunan siteleri sıklıkla ziyaret etmekteyim. Bunlar arasında ziyaretçi yorumu yayınlayan siteler,  nostalji motivasyonunda çıtanın yükselmesine sebep oldukları için özellikle ilgimi çeker. Sanal alemde izleyiciye sunulan eski İstanbul manzaraları, evler, eski köşkler, ıssız sokaklar, boş alanlar hoşa gider ve insanda "keşke o an orada yaşıyor olma" arzusu uyandırır. Ama bu sadece sanal ortamda, hem rahat bir koltukta oturup, hem de  o havayı tatma merakının oluşturduğu aldatıcı bir duygudur. Aynen rahat bir koltuğa kurulup TV ekranında dünyanın herhangi bir yerindeki bir iç savaşı yakın plan izlemek gibi aldatıcı bir duygu. 
O resimlerin çekildiği dönemde, o mekanlarda da bizim gibi insanlar yaşamış, mutlu-mesut olmuşlar, ama gerçek hayatta yaşadıkları için olmadık zorluklarla karşılaşıp acı ve çile de çekmişlerdir. Bu sadece padişahlık veya tek adamlık dönemlerinde veya savaşılan bir dünyada yaşamanın oluşturduğu açlık, kıtlık, itilip-kakılma, ilaç bulamadığı hastasını iyileştirebilmek için oradan oraya koşuşturma çilesi değildir. En mutlu-mesut olanı bile yan mahallede başlayıp bir gecede kendi ahşap evi dahil tüm semti ya da İstanbul'un yarısını yok edecek bir yangın afetinden veya sıkı bir yağmurla çamur ve batak deryasına dönen altyapısız sokakları aşıp dükkanına gidebileceğinden emin değildir. 
Eğer (Osmanlı dönemi resimleri ile ilgili olarak) illaki öykünecek bir şey arıyorsak, o da o dönemlerde yaşanan dostluk, hoşgörü ortamı, komşunun külüne muhtaç olma duygusu, başkasının hakkını yeme korkusu, dine, dini hayata ve diğer dinden olan insanların inanışlarına duyulan saygı olmalıdır diye düşünüyorum. 

(Gariptir, bu sitelerde henüz sahil yolunun yapılmadığı, yeraltı geçitlerinin açılmadığı 70'li yıllara öykünen ve "Ah! Şimdi orada olmak vardı." gibi yorum yazan gençlere bile rastlamak mümkün. Çünkü 70'ler, artık İstanbul'un çekilmez döneminin başladığı yıllardır. Nüfus giderek artmış, araçlar çoğalmış, trafik keşmekeş, ulaşım felaket, haberleşme ise daha beterdir. Başvuru dilekçenizden en erken 6 ay veya 1 sene sonra ev-iş telefonunuz bağlandığında bile istediğiniz her an herkesi arayabilmeniz imkansızdır. İş saatleri içinde ahizeyi kaldırdıktan sonra 2 ile 5 dakika arasında bir süre önce çevir sesi beklemeniz, eğer yanlış numara düşer veya aradığınız kişi meşgulse aynı süreci yeniden yaşamanız, direkt arama imkanı olmadığı için şehirlerarası veya yurtdışı için santralı arayıp numarayı yazdırmanız, sonra da, hatların meşgul oluş durumuna göre 1 saat ile 5-6 saat kadar evde oturup numaranızın bağlanmasını beklemeniz gerekirdi. Elbette konuşurken araya Adana-Urfa gibi başka bir bağlantı sesi karışmaz ise.. Devlet dairesinde "Yarın gel bey!" sözüne itiraz edecek ilgili makam bulamayacağınız gibi, şikayet durumunda haksız çıkıp azar işitmeniz de mümkündü. Arabayı gözü kapalı kullanabilme kabiliyetiniz, hiç bir zaman ehliyet almanız için yeterli olmazdı. Ehliyet sınavında ana prensip, 4-5 defadan az sınava girenlere geçer not verilmemesiydi. Bu arada sağ-sol çatışmalarını, ünlülere suikastları, fakülte koridorlarında patlayan ses bombalarını, okul kapısını tutup kimseyi derse sokmayarak kafasına göre boykot ilan etmeleri ve 70'lerin sonlarına doğru günde 10-15'i bulan genç ölümleri sebebiyle kendinizin, babanızın veya okula giden çocuğunuzun akşam eve sağ salim dönüp dönemeyeceği endişesini de bu tabloya eklemek gerekir. İşte, eski İstanbul resimlerini ekranda görüp beğenen ve "Ah, o dönemde yaşasaydım" diye yorumlar kaleme alan gençlerin öykündükleri dönemde İstanbul böyle bir şehirdi.)

SİTE GİRİŞİ


 Bu sitenin internetteki ilk yayın tarihi Ekim.2000'tir.
Son güncelleme tarihi: 18.Eylül.2012